| | Üretsiz Blog oluştur

Pedagog, Psikolog ve Psikiyatrsilerden Acil Randevu

7-24 PSIKOLOJIK-PEDAGOJIK DANIŞMANLIK, KİŞİSEL GELİŞİM ve EĞİTİM HİZMETLERİ
Rıhtım cad. Tayyareci Sami sok. Çamkök İşhanı No:8 daire:8,Sahilde Kızılay ve Saray Muhallebicisinin arka paralel sokağı, en üst kat, KADIKÖY 05057675885-05333738123-02163476003
www.ekremculfa.com Assoc. Prof. Dr. Ekrem Çulfa MSN: ekremculfa@hotmail.com www.ozelpedagog.com

 
Sorunlarımızı bir arkadaşımızla paylaşmak yerine Bir Pedagog veya Psikoloğa danışmak arasındaki Farklar nelerdir?
Her insan gibi; zaman zaman zor günler geçirebiliriz ve bu dönemlerde bütün ihtiyacımız iyi bir arkadaşın bizi dinlemesi, anlaması ve yanımızda olup destek vermesi olabilir. Fakat sorunlarımız daha ciddi bir problemden kaynaklandığında arkadaşımızın bizi yargısızca dinleyebilmesi imkansız hale gelebilir. En iyi arkadaşımız bile bu sorunlar karşısında bizi neşelendirmeye yada aynı sorunu tekrar tekrar konuşmamızdan rahatsızlık duymaya başlayabilir. İşin aslı bazen içinde bulunduğumuz ruh halinde kalmamız, ve konuyu yeterince anlayana kadar tekrar tekrar konuşmamız son derece çok önemlidir.

Bir Pedagog veya Psikologtaki görüşmeniz size; duygu ve düşüncelerinizden dolayı yargılanmadan güvenli bir ortam içinde problemlerinizi incelemenize imkan yaratır. Bir Pedagog veya Psikolog; sizin veya çocuğunuzun bilinç altınızda yatan sorunlara inebilir ve yaşadığınız bu problemleri neden yaşadığınızı, nasıl değiştirebileceğinizi söyleyebilir ve aşmanız gereken süreçleri geçirmenize destek olabilir.
Oysa arkadaşlar bir probleminiz olduğunu unutmanızı ve geçici olarak kendinizi iyi hissetmenize yardım edebilir.

İletişim ve Randevu

7-24 PSIKOLOJIK-PEDAGOJIK DANIŞMANLIK, KİŞİSEL GELİŞİM ve EĞİTİM HİZMETLERİ
Rıhtım cad. Tayyareci Sami sok. Çamkök İşhanı No:8 daire:8,Sahilde Kızılay ve Saray Muhallebicisinin arka paralel sokağı, en üst kat, KADIKÖY 05057675885-05333738123-02163476003
www.ekremculfa.com
Assoc. Prof. Dr. Ekrem Çulfa
MSN: ekremculfa@hotmail.com
www.ozelpedagog.com

Çocuklara Ölümü Nasıl anlatabiliriz?

Çocuklara Ölümü Nasıl anlatabiliriz? 

Ölüm acısı, büyükler kadar minikleri de etkiler. Çocuğunuz size ölümle ilgili sorular sorması halinde ona dürüst davranmanızı öneriyororuz: Bırakın acısını ağlayarak yaşasın. Hislerini size resim yaparak anlatsın..

Kısaca Ölümün çocuklara nasıl anlatılması gerektiğini şöyle açıklayabiliriz:

* Aileler ölümü çocuklarına nasıl açıklamalı?
Çocuklar ölümün nasıl bir şey olduğunu çok merak eder. 2 yaşına kadar çocuklar ölümü anlayamaz. 3-4 yaşlarındaki çocuklar ise ölen kişinin gittiğini, ancak ileride geri gelebileceğini düşünürler. Ölen kişi ebeveynlerden biriyse, çocuğun yeme ve uyku düzeni bozulabilir. Bu noktada, çocuğun çevresindeki kişilerin davranışları çok önemlidir. Onun bakımını sürdürecek ve özlemini dindirebilecek, sakin bir yetişkine ihtiyaç vardır. Okul çağına gelen çocuklar, ölümün bir son olduğunu algılamaya başlarlar. Giden kişi artık gelmeyecektir. Yas sürecinin ne kadar süreceği ve o süreçteki belirtiler, çocuktan çocuğa değişir. Bu belirtiler; kaygı, korku, yeme ve uyku düzeninde bozukluk, o anı tekrar yaşamak ve 'gerileme davranışı' dediğimiz yaşından daha küçük tavırlar sergilemektir.

'GERİ GELECEK' DEMEYİN
* Çocuğun ölen kişiyle ilgili, 'Nereye gitti, geri dönecek mi?' gibi sorularına nasıl cevap verilmeli?
6 yaşa kadar bu konu hakkında çocuklara vereceğimiz cevaplar, son derece basit ve sade olmalıdır. Öncelikle ölen birini bir daha göremeyeceğimizi belirtmek gerekir. Çocuğa verilecek bu bilginin ertelenmesi veya ona yanlış bilgiler verilmesi çok sakıncalıdır. Çocuğa, 'O uzak bir yere gitti, yakında gelecek', 'O biraz dinlenecek ve sonra uyanacak' gibi sözler söylemekten kaçınmak gerekir. Çocuğa, eğer istersek gözlerimizi kapatıp ölen kişinin hayalini kurabileceğimizi ve onu düşünebileceğimizi söyleyebiliriz. Bunu yapmasına yardımcı olmak için, onun geniş hayal dünyasından yararlanabiliriz. Çocuk kaybedilen kişiyi bir melek ya da gökteki parlak bir yıldız olarak tanımlayabilir. Onu bu şekilde somutlaştırması, yaşadığı şeyleri anlamasını kolaylaştırıcı bir etki yaratabilir.

AĞLASIN!
* Çocuklar cenaze törenlerine götürülmeli mi?
Bu konuda tereddüt yaşayabilirsiniz ama bence çocuklar cenaze törenine katılmalıdır. Cenaze merasimine katılmak, çocukların ölümü anlamasını ve kabullenmesini kolaylaştırır. Ancak merasimde neler olacağı konusunda çocuğu önceden bilgilendirmek gerekir. Bu bilgilendirme, çocuğa ölümün ve gömülmenin korkulacak bir şey olmadığını anlatmak amacıyla yapılmalıdır.

* Sevdiği yakınlarından birini kaybeden bir çocuğun, bu dönemden mümkün olduğunca az etkilenmesi için neler yapılabilir?
Sürekli görmeye alıştığı bir akrabasını, özellikle de annesini ya da babasını kaybeden ve yas sürecinde olan bir çocuğa mutlaka destek olmak gerekir. Bu çocuğun, ölümle ilgili tüm soruları içtenlikle cevaplandırılmalıdır. Böyle bir durumda, çocuğun duygularını resim çizerek ifade etmesine izin verilmelidir. Bu hem çocuğun rahatlamasını, hem de yakınlarının onun hislerini bir nebze de olsa anlayabilmesini sağlar. Ayrıca çocuğun üzülmesine ve ağlamasına da kesinlikle engel olmamak gerekir. Belirtiler gün geçtikçe artar ve çocuğun normal hayatını altüst etmeye başlarsa ve çocuğun bakımını üstlenen sakin ve huzurlu bir yetişkin yoksa, mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır. Çocuklar etraflarındaki yetişkinlerin üzüntülü ve kaygılı hallerinden endişe duyup, paniğe kapılabilirler.

www.sabah.com.tr

www.ekremculfa.com